Resimler, Büyülü fener (aygıt)

Büyülü fener (Latince: Lanterne magica), günümüzdeki slayt projektörlerin atası olan tarihteki ilk projeksiyon cihazı.

Tarihçe

Çin bilimi alanında uzman olan İngiliz biyokimyacı Joseph Needham’ın aktardığına göre II. yy’da Çin’de keşfedilmiştir. Batılı devletlere 1671 yılında Cizvit Athanasius Kircher tarafından “Ars magna lucis et umbrae” (ışık ve gölge büyütme sanatı) isimli eserde tanıtılmıştır. Kircher’in yeni bir buluşu tanıtmaktan ziyade zaten var olan bir aygıtı tasvir ettiği kabul görülür. Henry R. Heyl tarafından 1870 yılında patent altına alınmıştır.

Çalışma prensibi

Bir gaz lambası ve mercek vasıtasıyla, cam üzerine boyanmış resimler perdeye veya duvara yansıtılıyordu.

Teknik 19. yy’da önce İngiltere’ye oradan Avrupa’ya yayıldı. Zamanla geliştirilen alete birbiri üzerinde kayan resimler yerleştirilerek basit hareketli görüntüler elde edilmeye başlandı. Bunlardan en meşhuru, çocukların çok sevdiği “ağzına fare kaçan uyuyan adam” gösterisiydi. Napolyon Savaşları esnasında İngiltere’de çok meşhur olan bir gösteride İngiliz donanması tarafından alevler içerisinde batırılan bir Fransız gemisi resmediliyordu. Bu gösteri izleyenleri çoşturuyordu.

Fotoğraf makinasının keşfi ile birlikte büyülü fenerin önünde yeni bir çağ açılmış oldu. Artık meşhur insanların fotoğrafları ya da manzara fotoğrafları kullanılarak kısa filmler oluşturulabiliyordu. Yapılan slaytların kopyaları kolayca çıkarılabiliyordu. Film makinasının keşfedilmesi ile büyülü fener yavaş yavaş tarih sahnesinden süzülerek koleksiyoncuların raflarındaki yerini aldı.

Dipnotlar

Resimler, Valea Viilor

Valea Viilor ya da Wurmloch ya da Nagybaromlak ya da Vorumloc Romanya’da bir köydür.

Valea Viilor (Rumence), Wurmloch (Almanca) Türkçe solucan deliği demek.

Şahsiyetler

Marţian Negrea (1898-1973), Romanyalı bestekâr

Resimler, İletişim

İletişim, karşılıklı bilgi alışverişi amacına yönelik bütün etkinliklerdir. İletişim en az iki katılımcının, en az bir yönde bilgi geçişi yapması temeline dayanır.

Belirli mesajların kodlanarak bir kanal aracılığıyla bir kaynaktan bir hedefe/alıcıya aktarılması süreci. Örneğin bir konuşmacı (kaynak) ortak bir dil aracılığıyla (örn. Türkçe) kodladığı belirli kelimeleri (mesaj/ileti) ses dalgaları ve hava yoluyla (kanal) dinleyiciye/alımlayıcı (hedef) aktarır. Bu süreçte geribildirim hedefleniyorsa, iletiyi gönderen başat kaynak, hedef/alımlayıcı ise sonat kaynak olarak tanımlanır.

  • Gösterge: Kendi dışında başka bir şeyi gösteren, düşündüren, onun yerini alabilen, kelime, nesne, görünüş ve olgular göstergedir. Resimler, müzik parçaları, flamalar, trafik işaretleri, edebi metinler gösterge olarak ele alınır. İletişim göstergeler aracılığı ile sağlanır.

Resimler, Yazının Gelişimi

İnsanlığın uygarlık alanında var olması yazıyla birlikte başlar. Konuşulan dilin ve kültürün simgelere aktarılmasıdır.

Tüm insanlığın yazıya geçiş süreci günümüzden 15-20 bin yıl öncesine dayanmaktadır. İnsanların yaşam olguları içerisinde soyut düşünmeyi ve düşünceyi ifade ediş aracı olarak ortaya çıkan taş anıtlar ve mağara yüzeylerinde yapılmış bulunan resimler ilk yazılardır.

Resimler, Orta Taş Çağı

Orta Taş Çağı bilinen diğer isimleri Yontma Taş Devri, Mezolitik Devir.

Dönem: MÖ 10000-MÖ 6000

İnsanların taşları yontmaya başladığı, taşları kendilerini savunmak ve avlanmak için kullandıkları devirdir. Basit aletler yapılmıştır. İnsanlar mağara duvarlarına resimler yapmaya başlamışlardır. Bu dönemde insanlar yaşamlarını avcılık ve toplayıcılıkla sürdürmüşlerdir.tarım daha başlmamıştır. İnsanlar bu çağda doğal sığınaklar sayesinde vahşi hayvanlardan korunmuşlardır. İnsanlar üretmeyi bilmedikleri için tüketici durumundadırlar. Kemikten zıpkınlar, taştan heykeller yapılmaya başlanmış; dönemin sonlarında ateş yakma öğrenilmiştir.buçağın en özgün buluntuları mikrolit diye adlandırılan çakmak taşından yapılmış geometrik biçimli altlerdir.anadoluda bu döneme ait bulgulara tekkeköy ve beldibinde rastlanır.